12 Nisan 2014 Cumartesi

Ali Beratlıgil - Galatasaraylı Büyük Ali

1950’li yılların Galatasaray’ında Metin Oktay gelene kadar santrfor olarak oynamış, 1954-55 sezonunda İstanbul gol kralı olmuştu. Galatasaray formasıyla üç İstanbul Ligi şampiyonluğu yaşadı. Unutulmaz 3-1’lik Macaristan maçındaki oyunuyla dikkat çekti. Maçlardaki sakin tavırlarıyla hafızalarda yer etti.  Ellili yılların futbol dünyasında önemli bir yeri olan Ali Beratlıgil’le futbolculuk yıllarını konuştuk.

“1931’de İstanbul’da doğdum. Fakat küçük yaşta İzmit’e taşındık. Babam taş ustasıydı. Arnavut kaldırımı döşerdi. Onun işi dolayısıyla çocukluğumun bir kısmı yine İstanbul’da geçti. İlkokulu İzmit’te bitirdim. Seka kâğıt fabrikasının açtığı çıraklık kursuna gidip fabrikada çalışmaya başladım. Top oynamaya on beş yaşlarındayken başladım. Aslında o yıllarda birçok sporla uğraştım. Futbolun yanı sıra basketbol oynadım. Kürek sporuyla da uğraştım. Tek çiftede yarışıyordum. Değirmendere-Hereke arasında kürek çektim. Ayrıca çok koşardım, Derince-İzmit arasını koşardım.”


O yılları ünlü spor tarihçisi Cem Atabeyoğlu “Türk Futbolunda Unutulmaz 200 Ünlü” adlı kitabında şöyle anlatıyor: “Fabrikanın spor uzmanı olan Haluk Hekimoğlu onunla yakından ilgilenmişti. Çünkü bu sakin insanda spora karşı büyük bir yetenek vardı. Ona, ‘Basketbol oynayacaksın!’ demişti Hekimoğlu, oynamıştı. ‘Sen voleybol da oynarsın!’ dediğinde hiç itiraz etmemiş ve filelerin önünde canavar gibi voleybol da oynamıştı. Hekimoğlu onun çok iyi bir futbolcu olduğunu da görmüştü. O haftaki maçta hangi mevkii takviye etmek istiyorsa Ali’yi o mevkie koymuştu. Kaleci sıkıntısı çekilen haftalarda Ali’cik Kağıtspor takımının kalesini bile korumuştu. Mavi-beyaz formalı Kağıtspor takımının tam on bir ayrı mevkiinde oynamıştı. Her oynadığı mevkide de oynadığı yerin hakkını vermişti.”

Galatasaray 1956-57 sezonunda bir maçtan önce. Ayaktakiler: Saim Tayşengil, Enver Özdemir, Coşkun Özarı,
Kadri Aytaç, Ergun Ercins, Oturanlar: Ali Soydan (Küçük Ali), Metin Oktay, Suat Mamat,
Ali Beratlıgil (Büyük Ali), İsfendiyar Açıksöz, Turgay Şeren.
Seka’nın bünyesindeki Kağıtspor o yıllarda Türkiye’nin en güçlü amatör takımlarındandı. Ali Beratlıgil bu takımda önemli bir başarıda pay sahibi oldu: “1950 senesinde Kağıtspor’la önce grup şampiyonu olduk, ardından Türkiye birinciliğine katıldık ve dördüncü olduk. Orada maçları izleyen Fenerbahçe ve Beşiktaş yöneticileri beni almak istediler. Hatta Fenerbahçe çağırınca İstanbul’a gittim. Fakat antrenmana gidip soyunduğum zaman kimse bana, ‘Sen kimsin, nereden geldin?’ diye sormadı. Bir müddet bekledim, sonra tekrar giyinip İzmit’e döndüm.” 

“Çocukluğumda Fenerbahçe’yi tutardım, İstanbul’a her gidişimde maçlarını seyrederdim,” diyen Ali Beratlıgil hiç aklında yokken kendisini Galatasaraylı olarak buluvermişti: “Bülent (Eken) Abi, Reha (Eken) Abi İzmit’e gelmişlerdi, bizimle maç yaptılar. Beşiktaşlılar da geldi beni istemeye, Sadri Usuoğlu gelmişti ama Galatasaray’a gittim.” Böylece 1951 senesinde Galatasaray kadrosuna katıldı. Genç takımdaki Ali Soydan da aynı dönemde A takıma katılınca Büyük Ali adını aldı. 

Evin duvarını süsleyen bir hayli yıpranmış vaziyetteki 1955-56
şampiyonu kadro. Ali Beratlıgil Gündüz Kılıç'ın yanında.
Yine Cem Atabeyoğlu’ndan okuyalım: “Sakin futbolu, hava toplarına hakimiyeti, marke ettiği rakibini kontrol altında tutması, topa zamanında müdahaleleri ve uzun vuruşlarıyla kendini gösterdi. O sıralar takıma kendisinden yaşça küçük bir Ali daha girdiğinde genç yaşında birden ‘Büyük Ali’ oluverdi. Bu adla sahalarımızda ün yaptı.”
Ali Beratlıgil Galatasaray’da ilk zamanlar sağ iç ve sağ bek oynadı. Aslında tam bir görev adamıydı. Takımın nerede eksiği varsa orada oynuyor, kendisine verilen görevi sesini sedasını çıkarmadan yerine getiriyordu. Kulüp tarihinin önemli yöneticilerinden Kemal Onar’ın 1952 yılında Galatasaray dergisinde onun hakkında yazdıkları bunu ortaya koyuyor: “Sual mi sormak zordur, cevap mı almak? Eğer bunu bir kere denemek isterseniz artık takımda Büyük Ali diye anılan Ali Beratlıgil ile bir röportaj yapmaya çalışın… Ali’yi güçbela bir kenara sıkıştırıp ağzından adeta dirhemle laf almaya çalışıyorum. Geçen sene birdenbire bir BJK maçında Galatasaray takımında sol iç mevkiinde görünüp ondan beri hiçbir maç kaçırmadan takımda sağ iç ve kaleci hariç olduğu yerde aşağı yukarı aynı muvaffakiyetle oynayan…”

                                                        (Galatasaray Dergisi)

Kemal Onar o tarihte “kaleci hariç her yerde” diye yazmış ama gün geldi kaleye de geçti Ali Beratlıgil: “Aslında kalecilik dahil bütün mevkilerde oynadım. Bir maçta Turgay sakatlanmıştı, oyuncu değiştirmek o zamanlar yasak olduğundan kaleye bile geçtim.” Fakat ilk sezonunda esasen sağ içte oynarken sert şutlarıyla dikkat çekince Gündüz Kılıç onu santrfor pozisyonuna koymuştu. Nitekim 1954-55 sezonunda Galatasaray İstanbul Ligi şampiyonu olurken kendisi de on sekiz maçta attığı on dört golle gol kralı oldu.

1957-58 sezonunda antrenör George Dick taktik veriyor. Karşısında Ali
Beratlıgil, yanında Saim Tayşengil ve Candemir Berkman var.
                (facebook.com/Galatasaray Tarihi-Candemir Berkman albümü)

O sezonun sonunda İzmirspor’un golcüsü Metin Oktay takıma katılınca defansa geçti. Metin’in Galatasaray’a gelmesinde kendisinin de payı olduğunu belirten Ali Beratlıgil o günleri şöyle anlatıyor: “İzmir’de İzmirspor’la maç yapmıştık. Metin bize iki gol attı. Beğenilmişti tabii. Fakat rahmetli Gündüz Kılıç’ın baştan onu almaya niyeti yoktu. ‘Ali bu takımda sen varken Metin oynayamaz,’dedi. ‘Oynar baba, toplara iyi vuruyor, kafaya iyi çıkıyor, alalım’ dedim. Böylece Metin Galatasaraylı oldu.”

Metin Oktay'ın formasını ilk kez giydiği Galatasaray bir ödül töreninde. Başta kaptan Muzaffer Tokaç ve Kadri Aytaç
görülüyor. Genç Metin Oktay'nın yanında İsfendiyar, Ali Beratlıgil, Suat Mamat, Güngör ve Rober sıralanmış.
                                                                                                                                                      (Orhan Koloğlu koleksiyonu)
Belki en önemli özelliği sakin kişiliğiydi. O yıllarda sarı ve kırmızı kart uygulaması olmadığından futbolcular hakemden ihtar alır veya ihraç edilirdi. Ali Beratlıgil futbolculuk yaşamı boyunca ne ihtar almış ne de ihraç edilmişti. “Oyundan hiç ihraç edilmedim. Maç sırasında bana çok vururlardı ama ben sesimi çıkarmazdım. Bir maçta da omzum yerinden çıkmıştı. Saha kenarına gittim, omzumu yerleştirdiler. Tekrar sahaya döndüm ve ondan sonra iki gol attım.”


Bir Galatasaray idmanında Büyük Ali en önde koşuyor. Fotoğraf Ali Sami Yen
stadının eski ve yeni tribünlerini bir arada gösteriyor. Yanda likör fabrikası
tarafındaki eski tribün, arkada inşaatı devam eden yeni açık tribün gözüküyor.
                                                                                              (Hakan Aksoy arşivi)

Macaristan'ı 3-1 yenen kadronun fotoğrafı evin duvarında asılı. (Soldan): Kadri Aytaç, İsfendiyar Açıksöz,
Metin Oktay, Lefter Küçükandonyadis, Mustafa Ertan, Coşkun Özarı, Ahmet Berman, Ali Beratlıgil,
Naci Erdem, Nusret Ülük, Turgay Şeren.


Milli formayı fazla giymemekle beraber (altı kez A, bir kez B milli oldu), futbol tarihimizde önemli yer tutan iki maçta yer aldı. 19 Şubat 1956’da Macaristan’ı İstanbul’da 3-1 yendiğimiz tarihi maçta ilk on birde oynadı, 19 Mayıs 1957’de Polonya’yı Varşova’da 1-0 yendiğimiz maçta sonradan oyuna girdi. 1955-56 yıllarında bir yandan A milli takımda oynarken diğer yandan askerliğini yaptığı için ordu milli takımında görev yaptı. Portekiz’de ordu milli takımları arasında yapılan turnuvada dünya şampiyonu olan Türkiye’nin oyuncuları arasında yer aldı.

Akşam gazetesi Ali Beratlıgil'i Macaristan maçının
en başarılı futbolcuları arasında değerlendirmişti.

                                                                                    (Akşam)
Galatasaray formasını son kez giydiği 1957-58 sezonunda bir şampiyonluk daha yaşadı. Fakat antrenör George Dick ile anlaşmazlık yaşayınca, o sezonun sonunda kulüp yönetiminin kendisini Mete ile takas etme kararı alması üzerine kendisini Adalet kulübünde buldu. Ellili yıllarda üç büyüklerin şöhretli oyuncularını transfer ederek iddialı bir takım kuran Adalet Mensucat şirketi bir bakıma doksanlı yıllarda Cem Uzan’ın başkanlığındaki İstanbulspor’un prototipini oluşturuyordu.

                                                                               (Yeni Asır)
                                                                                    (Milliyet)

                                                                                                              (Milliyet)

Adalet'in 1958-59 kadrosunda Ali Beratlıgil (sağ başta oturan) ile
birlikte Fenerbahçeli Selahattin Torkal (soldan ikinci oturan) ve
Beşiktaşlı Ali İhsan Karayiğit (ayakta sağ başta) vardı.
                                                                                      (Günlük Spor Gazetesi)
Milli Ligin başladığı 1958-59 sezonunda Adalet formasını giyen Ali Beratlıgil, ertesi sezon İstanbulspor’a transfer oldu. İki sezon oynadıktan sonra son olarak 1962-63 sezonunda Feriköy’e geçti. Fakat bu takımda sadece iki maçta görev yaptıktan sonra futbolu bıraktı. Bir müddet Ali Sami Yen Stadı müdürlüğü yaptıktan sonra teknik direktör oldu. İlk görev yaptığı takım Samsunspor oldu. 1968-69 sezonunda çalıştırdığı Tarsus İdman Yurdu’nu 3. Ligde şampiyon yaptı. Birçok ikinci ve üçüncü lig takımını çalıştırdı.

Kocaelispor'u çalıştırdığı sırada kulüp başkanı Mehmet Sadık Efe
(sol başta), Erol Günsel ve Kamuran Akşar (sağ başta) ile birlikte
İsmetpaşa Stadında. Sene 1971.
                                                                      (Hakan Aksoy arşivi)
Ali Sami Yen Stadı müdürlüğünü yaptığı sırada (soldan üçüncü), kar yağışı
nedeniyle ertelenen Galatasaray-Feriköy maçından önce hakemlerle birlikte
  zeminin kontrolü sırasında.        
                                                                                                         (Fotospor)






1 yorum:

  1. O yıllarda İstanbul Arnavutköy'de oturan bir ilkokul öğrencisi, o zamanın neredeyse bütün futbolcularını bilen Fenerbahçeli bir çocuk, Galatasaray'ın sakin ve efendi beki (bek olarak kalmış aklımda) Büyük Ali'yi Akıntıburnu'nda yalnız yürürken görünce hemen yanına varır ve Ali abi diye hitap ederek eline sarılır, kendisini tanıdığını söyler, hatır sorar ve herhalde başka bazı güzel şeyler konuşurlar...
    GS başkanı sayın Ünal Aysal'ın bugünkü medyada yer alan "bir bardak çay içmek bile buzları eritebilir" mesajı ile uzattığı zeytin dalının yerine ulaşmasını bütün benliğimle dilerken nedense bu küçücük ama o kadar da sıcacık anı geldi aklıma ve isminden ve yüzünden emin olmak için de Google amcaya Galatasaraylı eski futbolcu Büyük Ali'yi sordum. Önüme çıkan o günlerin bu resimli Galatasaray haberleriyle, o zamanlara hakim olan olumlu rekabet içindeki dostluk duygularını tekrar yaşadım ve ardından bugünlerin kahredici düşmanlıklarını daha bir ağır hissettim, daha bir şaştım.
    Bunca insan bilmez mi ki dostluk düşmanlıktan çok çok asil, çok çok güzel..
    Faruk Koz
    İzmit,1947

    YanıtlaSil